NIETZSCHE AĞLADIĞINDA BEN GÜLÜYORDUM







Youtube'tan seçmeler

Loading...

31 Mayıs 2016 Salı

TELEVİZYON

Serkan Tokgöz 1991 yılının oldukça mağrur bir gecesinde dünyaya geldi. Yedi yaşına bastığı sabah ise yine annesinin televizyona fazla sokulmaması uyarılarına kulak asmadı ve çizgili pijamasının katlamaya üşendiği sağ ayağının altında ezilen kısmını çiğneyerek televizyona doğru sokuldu. Annesi içerideki hareketlilikten ve kulağına çalınan televizyon sesinden şüphelendiği üzere mutfaktan seslendi, ‘’Televizyona fazla sokulma.’’ Serkan Tokgöz kafasını ağırca mutfak kapısına doğru çevirdi ve bir süre öylece kapı aralığına baktıktan sonra tekrar televizyona döndü.

O sırada iki sokak öteden gelen bir arabanın içerisindeki adam telefonunun şarjının bitmek üzere olduğunu fark etti. Tek eliyle kavradığı direksiyon üzerindeki hakimiyetine oldukça güvendiğinden diğer eliyle torpidoyu karıştırmaya başladı. Torpido ağzına kadar ıvır zıvırla doluydu. Aradığı şeyi bir türlü bulamıyordu. Adam gittikçe sinirlenmeye başlamıştı.

Serkan Tokgöz en sevdiği çizgi filme dalmış öndeki iki büyük dişine dilinin ucuyla dokunarak gülümsüyordu. Uçmaktan mahrum olmasına karşın uçan hemcinslerinden koşarak daha hızlı yol alan kuşu yakalamak için hain planlar geliştiren ve her defasında kendi kazdığı kuyuya düşen çakal ona oldukça komik görünüyordu.

Adam sonunda direksiyon hakimiyetini kaybetti ve çıktığı kaldırımda bir kediyi ezdikten sonra havaya yükseldi. İki takla attı, ardından Serkan Tokgöz ve annesinin yaşadığı evin duvarından içeriye dalarak çocuğun az önce oturduğu üçlü koltuğu paramparça etti. Meydana gelen toz bulutu yüzünden göz gözü görmesi mümkün değildi. Serkan Tokgöz kımıldayamıyordu. Televizyon ve arabanın ön tamponu arasında ilahi denecek bir mesafede öylece duruyordu. Mutfak kapısında beliren annesine döndüğünde annesinin hareketsizce kendisine baktığını fark etti. Oldukça yavaş denebilecek bir hareketle arkasına baktığında şöför koltuğundaki adamın da başı direksiyonda hareketsiz bir şekilde durduğunu gördü. Serkan Tokgöz ağırca olduğu yerden kalktı ve annesinin yanından geçerek mutfağa girdi. Geri döndüğünde elinde tuttuğu iki bardak sudan birini annesinin eline tutuşturdu diğerini şöförün yanına bıraktı ve yeniden televizyonun başına geçti. Annesinin dudakları mekanik bir hareketle aralandı ve fısıltıya yakın bir ses yükseldi, ‘’Televizyona fazla sokulma.’’ Serkan Tokgöz yeniden annesine döndü; bir süre baktı sonra biraz geri çekilmek istedi ama sırtı arabanın tamponuna değince omuzlarını silkti ve yeninden en sevdiği çizgi filmi izlemeye koyuldu.